Besinler ve Kalori Değerleri
10/11/2009 ·
Besinler ve Kalori Değerleri
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
10/11/2009 ·
Besinler ve Kalori Değerleri
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
10/11/2009 ·
Kadınlarda İdeal Boy ve Ağırlık Cetveli
| Boy (cm) | 15-19yaş | 20-24yaş | 25-29yaş | 30-39yaş | 40-49yaş | 59-60yaş | 60-69yaş |
| 150 | 45-46 | 48 | 50 | 53 | 56 | 57 | 59 |
| 151 | 46-47 | 48 | 51 | 54 | 57 | 58 | 59 |
| 152 | 47-48 | 49 | 51 | 54 | 57 | 59 | 60 |
| 153 | 47-48 | 49 | 52 | 55 | 58 | 59 | 60 |
| 154 | 48-49 | 50 | 52 | 55 | 58 | 60 | 60 |
| 155 | 49-50 | 51 | 52 | 56 | 59 | 60 | 61 |
| 156 | 49-50 | 51 | 53 | 56 | 59 | 61 | 61 |
| 157 | 50-51 | 52 | 53 | 57 | 60 | 61 | 62 |
| 158 | 51-52 | 52 | 54 | 57 | 61 | 62 | 63 |
| 159 | 51-52 | 53 | 54 | 58 | 61 | 63 | 64 |
| 160 | 52-53 | 54 | 55 | 59 | 62 | 64 | 65 |
| 161 | 52-53 | 54 | 55 | 59 | 62 | 64 | 65 |
| 162 | 53-54 | 55 | 56 | 60 | 63 | 65 | 66 |
| 163 | 53-55 | 55 | 57 | 61 | 64 | 65 | 67 |
| 164 | 54-56 | 56 | 58 | 61 | 64 | 66 | 68 |
| 165 | 55-56 | 57 | 59 | 62 | 65 | 67 | 68 |
| 166 | 56-57 | 57 | 59 | 63 | 66 | 68 | 69 |
| 167 | 56-57 | 58 | 60 | 63 | 66 | 68 | 70 |
| 168 | 57-58 | 59 | 60 | 64 | 67 | 69 | 70 |
| 169 | 57-58 | 59 | 61 | 64 | 68 | 70 | 71 |
| 170 | 58-59 | 60 | 62 | 65 | 68 | 71 | 72 |
| 171 | 59-60 | 61 | 62 | 66 | 69 | 71 | 73 |
| 172 | 60-61 | 61 | 63 | 66 | 70 | 71 | 74 |
| 173 | 60-61 | 62 | 64 | 67 | 71 | 72 | 75 |
| 174 | 61-62 | 63 | 65 | 67 | 72 | 73 | 76 |
| 175 | 62-63 | 63 | 66 | 68 | 73 | 74 | 77 |
| 176 | 62-63 | 64 | 67 | 69 | 74 | 75 | 77 |
| 177 | 63-64 | 65 | 68 | 70 | 75 | 76 | - |
| 179 | 65-66 | 66 | 69 | 71 | 76 | 77 | - |
| 180 | 66 | 67 | 70 | 72 | 77 | 79 | - |
| 185 | 71 | 72 | 74 | 76 | 81 | 84 | - |
10/11/2009 ·
30 Ocak 2009, İstanbul - Hamilelik döneminde, özellikle ilk aylarda gebelik hormonlarının etkisi sebebiyle bulantı, yorgunluk ve aşırı uyku hali, baş ağrıları, özellikle son dönemlerinde artan kabızlık, hemoroid, mide yanması, bel ağrısı, sık idrara çıkma ve bacaklarda kramplar, varisler, karında ve göğüste çatlaklar, nefes almada zorluk gibi şikayetler görülebilir.
Bacak krampları ise, özellikle 24’üncü haftadan itibaren başlayan sık karşılaştığımız problemlerden biridir. Gebeleri daha çok geceleri rahatsız eder. Bacak krampları zaman zaman aniden uykudan uyanmalara neden olabilir.
Nedeni magnezyum eksikliği!
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Gebelikte kramp oluşumuna sebep olarak kalsiyum ve magnezyum eksikliği gösterilmektedir. Ayrıca gebelikte büyüyen uterusun toplar damar sisteminde yarattığı baskı ve buna bağlı oluşan dolaşım problemleri de kramp oluşumunda önemli bir etkendir. Ayrıca gün içi yorgunluk, fazla ayakta kalma, aşırı kilo alımı ve varisler bacak kramplarını artırmaktadır. Kalsiyum açısından zengin dengeli beslenme, çeşitli egzersizler, masaj, bölgesel sıcak uygulama gibi yöntemlerle krampların hafifletilmesi mümkündür. Çoğu zaman kalsiyum ve magnezyum içeren ilaç takviyesi de yapılabilmektedir. “
Hamilelik döneminde görülen bacak kramplarının önlenmesi için alınabilecek önlemlerden bazıları şunlar:
* Uzun süre ayakta kalmamalı,
* Otururken ayağın altına yükseklik konulmalı,
* Yatmadan önce ılık duş almalı,
* Sol yana yatmalı,
* Varis var ise mutlaka varis çorabı kullanılmalı,
* Yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçınmalı,
* Aşırı kilo alınmamasına dikkat edilmeli.
Kramplar genelde lohusalık döneminde hafifler ve sonrasında da geçer. Kramp girdiği zaman ise baldır üzerine sıcak bir havlu koyup, bacağı yukarı kaldırmak ve ayak parmaklarını yukarı doğru germek rahatlatıcıdır.
10/11/2009 ·
Çocuk ve Medya

Televizyon , video , bilgisayar gibi iletişim araçlarının çocuk ve ergenler üzerindeki etkileri , yıllardır psikologların ve diğer disiplinlerdeki pek çok bilim adamının ilgisini çeken bir konu olmuştur.
TELEVİZYON
Televizyon ; bilgi verme , ürün tanıtma , eğlendirme gibi işlevleri olan önemli bir kitle iletişim aracıdır. Televizyon hemen her evde bulunması ve kolay ulaşılabilir bir araç olması nedeniyle , çocuklar tarafından çok erken yaşlarda kullanılmaya başlanan bir araçtır. Türkiye’de çocukların , ortalama 4 saat televizyon izlediklerini söyleyen araştırma bulguları mevcuttur.çocukların bu kadar yoğun bir şekilde maruz kaldıkları ve onlara oldukça açık ve net mesajlar sunan televizyonun birçok alandaki etkileri ile ilgili çalışmalar yapılmıştır.
Televizyon ve saldırgan davranışlar arasındaki ilişki
Çocuklar , televizyonda şiddeti bir yol olarak öğrendiklerinde ve bunun geçerli ve kabul edilebilir olduğunu düşündüklerinde , bu tür davranışlara yönelme riskleri çok daha fazla olmaktadır. Bu sebeple çocuğu yaşamda karşılaşacağı ve izleyeceği şiddet olgularını olası olumsuz etkilerinden korumak ailenin ve toplumun sorumluluğundadır.
Televizyon ile zihinsel değişim-dil gelişimi arasındaki ilişki
Çocukların yaşlarına uygun ve özel hazırlanmış televizyon programlarını izledikleri ve televizyona ayırdıkları sürenin diğer faaliyetlerini engellemediği durumlarda çocukların zihinsel gelişimleri üzerinde olumlu etkilerinin olabildiği açıktır. Özellikle okul öncesi dönem için hazırlanmış özel programların , çocuklara büyük katkıları olduğu bilinmektedir. Bu amaçla hazırlanmış programları izleyen çocukların izlemeyen çocuklara göre daha fazla sıfat , eylem ve isim bilgisine sahip oldukları görülmektedir.
Televizyon ile Sosyal Roller ve Cinsiyet Rolleri Arasındaki İlişki
Bir çocuğun bir şeyi öğrenmesi için omu görmesi , model alması yeterli olmaktadır. Çocuk televizyondaki karakterin davranışını gözlemlediği taktirde , benzer bir durumda , gördüğü davranışa benzer bir davranış ortaya koyar. Böylece çocuk televizyonda farklı durumları izleyerek yeni öğrenmeler gerçekleştirebilirler.
Bu bilgilerden hareketle televizyonun , çocuklara sunduğu kadın ve erkek modelleriyle çocuklar için birer örnek olduğu görülmektedir.
Televizyonun Çocuk ve Ergenler Üzerindeki Genel Etkisi
Çocuklar ve ergenler , zihinsel süreçlerindeki özelliklerinden dolayı izlediklerini yetişkinler gibi algılayamamakta ve bu nedenle yetişkinden farklı bir biçimde etkilenmektedirler. Yetişkinlerin çoğu televizyonu eğlenmek amacıyla izlerken , çocuklar ise eğlendirici buldukları televizyonu , dünyayı tanımak ve anlamak için izlemektedirler. Çocuklar , kurmaca ve gerçek arasındaki farkı çoğu kez yetişkinler kadar kolay bir biçimde algılayamamaktadırlar. Bir çok açıdan çocuklar televizyon karşısında yetişkinlere oranla daha korunmasız durumdadırlar. Olaya bu açıdan bakıldığında zararlı çıkanlar ”çocuklar” gibi görünmektedir.
Çocukların Televizyondan Olumsuz Etkilenimlerini En Aza İndirebilmek İçin Ailelere Düşen Görevler
· Çocuğun televizyon izleme süresi ile ilgili olarak ; yaşı , yapması gereken diğer faaliyetler ve uyku ihtiyacı göz önüne alınarak onunla birlikte bir kural belirleme
· Çocukların hangi televizyon programlarını izledikleri , hangi filmleri izledikleri hakkında bilgi sahibi olma
· Televizyon programlarında ve sinemalarda izledikleri şiddet hakkında onlarla konuşma
· Şiddet davranışının , gerçek hayatta ne kadar acı verici olduğunu ve ne tür ciddi sorunlara yol açabileceklerini anlamalarını sağlama
· Sorunların , şiddet kullanmadan nasıl çözülebileceğini onlarla tartışma
· Şiddete karşı davranışlar sergiledikleri her ortamda çocukları destekleyip ve ödüllendirme
· Şiddete karşı durmanın ve direnç göstermenin daha fazla cesaret gerektirdiğini anlatma
· Anne ve babanın , kendi tavır ve tutumları ile çocuğa olumlu modeller olunması
İNTERNET
Doğru kullanıldığında birçok bilgiye kolaylıkla ulaşmayı sağlayan internet , özellikle gençler arasında son yıllarda giderek rağbet görmektedir. İnternetin kimi özellikleri onu çekici kılmaktadır.
· İlgi alanları benzeşen kişilerin birbirleriyle haberleşmelerini sağlar.
· Birbirleriyle hiç karşılaşma şansı olmayan kişilerin temas kurmalarını sağlar.
· İletişim maliyeti düşüktür.
· İnternet kullanımının gizemli bir yönü de vardır. Pek çok kişi bu gizemli yönü cazip bulmaktadır.
· Kullanıcılar arkadaşlarıyla , minimum düzeyde zaman ve para harcayarak iletişimlerini sürdürebilirler.
· İnternet , kullanıcılara kendine güven duygusunu destekleyici nitelikte olabilecek bir statü sahipliği ve modernlik duygusu verir.
· Kullanıcının ciddiye alınmasına ve dinlemesine olanak sağlar.
İnternetin rahat ve özgür bir sohbet ortamı sağlaması , gençler için cazip gelen yönlerinden biridir. Bulundukları yaş dönemi itibariyle bir kimlik geliştirme çabası içinde olan ergenler , İnternetin onlara sunduğu çok çeşitli kimlikleri deneyimleme , onlarla ilgili geribildirim alabilme imkanını yaşayabilmektedirler. Çocukların internet başında geçirdikleri zaman , bazen aileleri endişelendirmektedir. Oysaki çocukluğundan itibaren gerekli ve doğru donanımlarla gelmiş bir ergenin , internetten ve orada kurulan arkadaşlıklardan etkilenmesi mümkün olmayacaktır. Çocukluk döneminden itibaren aile ile iletişim içinde büyümüş , demokratik bir anne-babaya sahip bir çocuk , internetin bilgiye ulaşma ve kimi zaman eğlenceli vakit geçirme olanakları arasındaki dengeyi kendisi sağlayabilecektir.
Kaynak : www.BebeMagazasi.com
10/11/2009 ·
« Önceki ::